Çalışmaları - Eğer Siz

TAKVİMDEN YAPRAKLAR

Mehmet Şevket Eygi

Eğer Siz...

1. Çağımızda yasama, yürütme, yargı kuvvetlerinin de önüne geçerek bir numaralı güç haline gelen medya sahasında, karşıtlarınızdan ve düşmanlarınızdan daha üstün hale gelemezseniz, yâni ülkenin en yüksek tirajlı, en tesirli, en nüfuzlu gazeteleri, dergileri, televizyonları sizin elinizde ve kontrolünüzde olmazsa.

2. Eğitimcilerin, öğretmenlerin, lise ve kolejlerin büyük kısmı sizden ve sizin olmazsa.

3. Bütün üniversitelerde ders veren ve idare eden kadroların ezici çoğunluğu sizin kimliğinizi paylaşmazsa, sizden olmazsa.

4. Ülkenin ticaretini, sanayiini, ithalat ve ihracatını, finans işlerini siz kontrol etmezseniz,

5. Lisan, edebiyat, tarih, sanat, kültür, mimarlık, geleneksel sanatlar konusunda siz daha vasıflı, daha güçlü, daha üstün olmazsanız.

6. Ülkenin en büyük ve güçlü şâirleri, hatipleri, edipleri, romancıları, fikir adamları, sanatkârları sizin içinizden çıkmıyorsa.

7. Ülkenin gerçek aydınlan, seçkinleri, idareci sınıfı sizden değilse.

8. Bilgi bankalarınız, stratejik araştırma enstitüleriniz, dokümantasyon merkezleriniz, gerekli bütün konularda çağ seviyesinde ve uluslararası standartlarda ilmî araştırma enstitüleriniz, uzmanlarınız yoksa,

9. Yaptığınız cami, okul, hizmet binaları, meskenler, hanlar, evler, apartmanlar mimarlık ve sanat açısından karşıtlarınızı bile hayran ve şaşkın bırakacak bir güzellikte ve üstünlükte değilse. . .

10. Bağlı bulunduğunuz İslâm dinini ve dünya görüşünü hakkıyla anlayıp idrak edememişseniz; kısırda (yüzeyde), kuru lafta kalmışsanız.

11. İçinde yaşadığınız çağın gerisinde, başka bir tabirle tarihin marjinal (kenarında veya dışında) iseniz.

12. Dininiz, Şeriatınız size "Bir ve beraber olun, içinizden ehil olan birini başkan olarak seçin, ona itaat edin, sakın ayrılıp parçalanmayın, birbirinize düşmeyin, istişare edin, aranızda fitne, fesat, nifak ve şikak çıkmasın; siz iyilikle emreden ve kötülükten alıkoyan bir ümmetsiniz" diye emrederken siz paramparça olur, bir sürü derebeyliğe veya baronluğa ayrılır, birbirinizle çekişirseniz.

13. Dinsizler ve kâfirler sizin Allah'ınıza, Peygamberinize, Kur'anınıza, mukaddesatınıza hakaret eder, birtakım uğursuz güruhlar meydanlarda ve caddelerde "Kahrolsun Şeriat!" diye ulurken siz tepki göstermez, yasal yollardan haklarınızı korumak için çalışmaz; buna mukabil kendi cemaatinize, şeyhinize, liderinize, hizip veya fırkanıza saldırıldığı vakit küplere biner, havalara çıkarsanız.

14. İçinizden birtakım yiyici, hortumlayıcı, götürücü, maddeci, menfaatperest, ahlâksız, faziletsiz, alçak, haysiyetsiz, hedonist, arivist, yalancı, emânet haini, verdiği sözden dönen haşarat çıkar ve yüce İslâm dinini ve dâvasını kendi çıkarları ve nüfuzları uğrunda âlet ve istismar ederler ve siz onları bertaraf etmezseniz.

15. Kendi cemaatinizi, kendi hizip ve fırkanızı, kendi meşrebinizi dinin ve ümmetin üzerinde tutarsanız.

16. Bütünü parça içine sığdırmak gibi bir mantıksızlık ve ahmaklıkta ısrar ederseniz,

17. Birtakım din baronlarına bol keseden mehdilik, kutupluk, gavslık, hatâ etmez büyük kurtarıcılık, kocaman mücahitlik gibi payeler ve rütbeler verirseniz.

18. Şeriatın ve fıkhın hakikî şahıslara ve öncelikle fakir ve miskin Müslümanlara verilmesini farz kılmış olduğu zekatları, fitreleri, sadakaları tüzelkişilere, cemaatlere verirseniz. Kurban paralarını da bu şekilde dinin cevaz vermediği yerlere verirseniz.

19. Günde beş vakit Ezan-ı Muhammedi okunduğu zaman camilere gidip de cemaat halinde, sarsılmaz bir birlik olarak topluca Allah'a ibadet etmezseniz.

20. Birtakım sahte şeyhler, uyduruk mürşitler, zındıklar Kitabullah'a, Sünnet'e, Şeriat'a aykırı fetvalar, ruhsatlar verir, haklan olmayan yanlış içtihatlarda bulunur ve siz bunlara karşı gelmezseniz.

21. İslâm dini kanaati, iktisadı, tevazuu, alçakgönüllülüğü, orta halli bir hayat sürmeyi emrettiği halde siz kuduz bir tüketim hırsına kapılır, Nemrut'lar, Firavun'lar, Neron'lar gibi sefilâne yaşarsanız.

22. Kâfirler, müşrikler, tâğutiler gibi parayı tek değer haline getirirseniz. Birinci gaye ve hedefiniz para kazanmak, çok zengin olmak olursa.

23. Sizin mukaddes Şeriatınız size faizi, ribayı, faizciliği, bâtıl alışverişleri, servet iddiharını, kenz yapmayı, ihtikârı, vurgunculuğu yasakladığı halde siz bunları utanmadan, arlanmadan irtikâb ederseniz.

24. Lüks meskenleri, lüks eşyaları, lüks otomobilleri, altın ve gümüşü, dolar ve markı, malı ve mülkü, dünyanın konfor, lüks ve rahatını, hayatın fâni oyalanmalarını Allah'tan, Resulünden, Kur'andan, Şeriattan daha fazla severseniz.

25. İlme, irfana, sanata, kültüre, medeniyete arka çevirirseniz.

26. Bozuk düzenin önlerine attığı kemiklere koşuşan birtakım tıynetsiz ve cibilliyetsiz köpeklerin peşlerine .düşerseniz.

27. Dinî hizmet ve faaliyetleri birer hobi haline getirirseniz.

28. Mukaddes camileri ışıldaklar, fırıldaklar, zırıldaklar ile doldurur, kıymetli ve el dokuması halıları atar, yerlerine pis ve çirkin makine dokuması yaygılar sererseniz; ecdad yadigarı ve sanat eseri hüsn-i hat levhalarını, çinileri, şamdanları korumaz, eşkıyaya peşkeş çekerseniz.

29. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya sarılır ve âhireti ihmal ederseniz.

30. Oğullarınızın ve kızlarınızın iyi Müslümanlar, iyi insanlar, iyi vatandaşlar olmaları için değil de; çok para kazanan, lüks bir hayat süren, dünya nimetlerinden çok yararlanan insanlar olması için didinir durursanız.

31. İslâm'ın esasını ve ruhunu bırakır da aklınızı cami hoparlörlerine, üç şerefeli upuzun ve çok çirkin minarelere, takunyalara, abdest ibriklerine takarsanız.

32. Sizin meşrebinizden olmayan, sizin tercihlerinizi paylaşmayan farklı görüşlere sahip Müslüman kardeşlerinizi dışlar, onlara hakaret eder, hattâ bazen onları tekfir edecek kadar aşın giderseniz.

33. Nefs-i emmârelerinizi kontrol ve terbiye edeceğinize onları büsbütün azdırır ve varlığınızın yularını onların eline verirseniz.

Evet siz bu durumda iseniz kesinlikle kurtuluş, felah, necat, izzet, hürriyet beklemeyiniz. Çünkü böyle yapanların hakkı zillet, esaret, ezilmek, sürünmektir. Kendi düşen ağlamazmış.

22.12.1998