Çalışmaları - MGV Genel Başkanı Adnan Demirtürk

Adnan Demirtürk, 6 Eylül 1997 tarihinde Ankara Altınpark Konferans Salonunda yapılan MGV Büyük Kongresinde Merkez İdare Heyeti üyeliğine, daha sonra yapılan ilk MİH toplantısında ise Genel Başkan seçildi.

Adnan Demirtürk'ün Genel Kurulda Merkez İdare Heyeti adına yaptığı ilk konuşma, MGV'nin o andan itibaren hangi gelişme ve faaliyetlerin içine gireceğinin sinyallerini veriyordu. Millî Müdafaa, Misak-ı Millî, Müdafaa-i Hukuk, İstiklal-i Taamme kavramları MGV'nin önemini ve temsil ettiği misyonu çok farklı bir açılımla ifade etmekteydi.

Adnan Demirtürk, Ankara'da ilk konaklama yeri olarak Medine Otel'i kullandı. Burada geçirdiği 4 aylık konaklama sırasında, bir döneme altın harflerle yazılacak olan çalışmaların bütün planlamalarını gerçekleştirdi. Komisyonlar, birimler, masa  sorumluları, raporlar, bölge sorumluları, şube hizmet binalarının standartları, üniversite ve ortaöğretim çalışmalarında yeni açılımlar, profesyonel kadroların yetiştirilmesi ve görevlendirilmesi ve daha bir çok başlık, bu dönemden kaynağını alır.

"Bir yıl sonrasını düşünüyorsanız bir tohum ekiniz. 10 yıl sonrasını düşünüyorsanız bir fidan dikiniz. 100 yıl sonrasını düşünüyorsanız bir insan yetiştiriniz" anlayışı ile yola çıkıldığını ifade ediyor, ve şu vurgululara yer veriyordu konuşmalarında;

"Başka Türkiye yok"

"Bu ülke hepimizin"

"Biz bu ülkeyi sokakta bulmadık"

"Bu ülke ecdadımızın bize yadigarıdır"

"Biz bu ülkeden ne alabiliriz değil, biz bu ülkeye ne verebiliriz"

Adnan ağabeyin, liderine olan bağlılığını ifade eden, sanki bize O'nu andıran, O'nu hatırlatan her davranışı, her konuşması, dört bir yandan esen çetin rüzgarların karşısında yüreklerdeki ateşi bir kor halinde koruyor, yeniden bir heyecan dalgasının tüm yurda yayılmasına vesile oluyordu. Ellerinde zehir tenekeleriyle dolaşanlar kapı dışarı edilip, üzerlerine ölü toprağı serpilmek istenilen gençliğin silkelenerek kendisine gelmesine şahit olunuyordu.

Konya'da yapılan ilk "Bölge Sorumluları ve Şube Başkanları Toplantısı"nda, "ne olursan ol yine gel" diyen, Hazreti Mevlana'nın evlatları olduğumuzu ifade ederek, burada yaptığı toplantı ve basın açıklaması ile besmeleyi çekiyordu. Daha sonraları her ay düzenli olarak yapılan bu toplantılar, yüzde yüze yaklaşan katılımlarının yanısıra, toplantı öncesi ve sırasında yaşanan büyük heyecan dalgası ve yüksek verimleri ile de tarihi birer faaliyet olarak hatırlarda kalmıştır. Şube başkanları, bir vuslata ermenin heyecanının yanında, çetin bir hesap vermenin ağır yükünü de sırtlanarak geldikleri bu toplantılardan, tüm yurda büyük bir heyecan dalgasının yayılmasına vesile oluyorlardı.

Araziye tam donanımlı çıkabilmek için yapılan "yığınak çalışmaları" olarak ifade edilen tüm bu hazırlıklar ve bunların yurda olan yansımalarından, planlanan faaliyetlerin getireceği çalışma azmi ve temposunu düşünmek bile, bu davanın gönüldaşlarını tarifi imkansız bir aşk ile coşturuyor, heyecanlarını kat kat artırıyordu.

Genel Merkez çalışma mekanı olarak MGV Ankara Şube binası seçildi. Diğer taraftan da, noksansız bir Genel Merkez binasının hizmete sokulması amacıyla çalışmalar da başlatılmıştı.

Kızılcahamam ve Sivas illerinde yapılan Planlama Toplantıları ( PI ve PII), büyük hedeflerin, bir çoklarının hayal bile edemeyeceği projelerin kurumsal planlar haline gelmesi ve çalışma dönemlerinin hedeflerinin belirlenmesi anlamına geliyordu. Her yılın 25 Ağustosunda başlayan, gelecek yılın 25 Ağustosunda tamamlanan çalışma dönemleri, bereberinde getirilen usül ve esaslarla ikinbinli yılların modern kurumları olarak ifade edilen yapılanmaların çok daha fazla üstündeydi.

İllere (şubelere) düzenlenen ziyaret programları ve Ramazan aylarındaki yurt gezileri ile teşkilatla kucaklaşılıyor, uğranılan her yere bir heyecan dalgası bırakılıyordu. Hikmet-i İlahi'ye bakın ki, Sevdası Türkiye olan bu insan, başkanlığı döneminde ziyaret ettiği 55. il olan, 55 trafik kodlu Samsun'da şehadete nail olacaktır.

İllerdeki eğitim çalışmaları, basın toplantıları, personel Yönetmeliği, Genel Merkez muhasebe sisteminin yeniden oluşturulması, Genel Sekreterlik nizamı, desimal sistem, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partileri ziyaret, KKTC ziyareti ve Rauf Denktaş ile görüşmeler, muhatap kitleyi tanıma prensibinden hareketle yapılan anketler, topografya çalışması, gençlik hareketleri araştırmaları... Sanki saymakla bitirilemeyecek bir çok faaliyet, bir çok atılım.

Yaşanan heyecan ve azim, hazırlanan bülten ve afişlerlere de yansıyordu. "Sevdamız Türkiye", "Bayrağının al rengine sevdalı bir gençlik", "Şehitler ölmez" ilk akla gelenler. MGV 98 tanıtım kataloğu, yazılmakta olan destanın haberini veriyordu sanki.

Hayalini kurarak gerçekleştirdiği Yeni Genel Merkez Hizmet Binası, teknik özellikleri, iç mimarisi ve kensinin ona yüklediği manâlarla oldukça önem taşımaktadır. Zemin 1,  zemin 2 ve büro katları (5 kat) olmak üzere yedi katlı olan bu binada, makam odaları, sekreterlikler, komisyon odaları, halkla ilişkiler salonu, Başkanlık Divanı toplantı salonu, GMYK toplantı salonu, kantin, kütüphane ve mescit yer almaktaydı. Oğuzhan Asiltürk ve Şevket Kazan ağabeylerimiz başta olmak üzere, çok değerli misafirlerin eşliğinde açılışı yapılan bu bina, hizmet tarihimize geçen en önemli müesseselerimizden birisi olmuştur. Bu derecede önem ve mana arzeden bu mekanın açılışında Adnan ağabey belki herkesi şok ediyor, uyarıyor ve omuzumuzdaki yükün ağırlığını hatırlatıyordu; "Bu bina bugünden itibaren eskimiştir. Oralarda birilerinin o gökdelenleri varken, bu bina ile yetinmek bize haramdır. Bu bina çok yakın bir gelecekte, sadece bir komsiyonumuza bile yeterli olmayacaktır."

Adnan ağabeyin çalışma dönemi içinde bulunan 1998 Fetih Günü Kutlamaları ise ayrı bir destan niteliğindedir. Sakarya'da gerçekleştirilen organizasyonun, olanca engellemelere rağmen, ve yine bu engellemeler yüzünden, son 24 saat içinde kesinleşmiş ve gerçekleştirilmiştir. Yüzbinler, bir devir sonrasında hasretine o gün kavuşmuştur. Lideri sahaya indiren ilk kurum ünvanı kazanılmıştır.

Gençliğe verdiği mesajlar ile dikkati çeken Adnan Demirtürk, işte o fetih gününde, birilerinin süreç dediği o günlere inat, en duygu yüklü, en açık mesajını vermiş, ve lidere dönerek şu cümleyi kullanmıştı:

"Su testisi su yolunda kırılır..."

Adnan ağabey, sürekli olarak gençliğine hedefler veriyordu. Disiplinli çalışma, bilgi işlem teknolojileri, temizlik ve iman konuları, giyim kuşamda titizlik, ingilizce ve arapça dışında en az dört yabancı dil, yüksek öğrenim, büyük düşünmek, hedefe kilitlenmek, saatleri zafere ayarlamak, ölümü düşünmek, davaya ve lidere sadakat, şehitlik, zamanı iyi kullanmak ve değerlendirmek, okuma seferberliği, vizyon ve misyon, özgüven, tatlı söz, güler yüz, "insanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır" düsturu, sevgi, kardeşlik ve başarının adresi olmak, inanmak, başarının en güzel örneği olmak onun verdiği hedeflerden hatıra ilk gelenler olmaktadır.

Adnan Demirtürk, herkese merhaba diyebilen, her düşüncedeki gençlerle irtibat kurabilen bir gençlik önderi idi. Milli ve manevi değerlere bağlı bir gençlik yetişsin diye 34 yıllık bir ömrü faaliyetlere adayan bir kahramandı.

O, fırtınalardan sığındığımız limandı....

Ve Adnan ağabey, bitmek üzere dediği yığınak çalışmasının sonunda, görevini eksiksiz yapmanın huzuru içinde "en sevgiliye" dönmüştü.

Adnan Demirtürk, 6 Eylül 1997 tarihinde Ankara Altınpark Konferans Salonunda yapılan MGV Büyük Kongresinde Merkez İdare Heyeti üyeliğine, daha sonra yapılan ilk MİH toplantısında ise Genel Başkan seçildi.

Adnan Demirtürk'ün Genel Kurulda Merkez İdare Heyeti adına yaptığı ilk konuşma, MGV'nin o andan itibaren hangi gelişme ve faaliyetlerin içine gireceğinin sinyallerini veriyordu. Millî Müdafaa, Misak-ı Millî, Müdafaa-i Hukuk, İstiklal-i Taamme kavramları MGV'nin önemini ve temsil ettiği misyonu çok farklı bir açılımla ifade etmekteydi. 

Adnan Demirtürk, Ankara'da ilk konaklama yeri olarak Medine Otel'i kullandı. Burada geçirdiği 4 aylık konaklama sırasında, bir döneme altın harflerle yazılacak olan çalışmaların bütün planlamalarını gerçekleştirdi. Komisyonlar, birimler, masa  sorumluları, raporlar, bölge sorumluları, şube hizmet binalarının standartları, üniversite ve ortaöğretim çalışmalarında yeni açılımlar, profesyonel kadroların yetiştirilmesi ve görevlendirilmesi ve daha bir çok başlık, bu dönemden kaynağını alır.

"Bir yıl sonrasını düşünüyorsanız bir tohum ekiniz. 10 yıl sonrasını düşünüyorsanız bir fidan dikiniz. 100 yıl sonrasını düşünüyorsanız bir insan yetiştiriniz" anlayışı ile yola çıkıldığını ifade ediyor, ve şu vurgululara yer veriyordu konuşmalarında;

"Başka Türkiye yok" 

"Bu ülke hepimizin"

"Biz bu ülkeyi sokakta bulmadık"

"Bu ülke ecdadımızın bize yadigarıdır"

"Biz bu ülkeden ne alabiliriz değil, biz bu ülkeye ne verebiliriz"

Adnan ağabeyin, liderine olan bağlılığını ifade eden, sanki bize O'nu andıran, O'nu hatırlatan her davranışı, her konuşması, dört bir yandan esen çetin rüzgarların karşısında yüreklerdeki ateşi bir kor halinde koruyor, yeniden bir heyecan dalgasının tüm yurda yayılmasına vesile oluyordu. Ellerinde zehir tenekeleriyle dolaşanlar kapı dışarı edilip, üzerlerine ölü toprağı serpilmek istenilen gençliğin silkelenerek kendisine gelmesine şahit olunuyordu.

Konya'da yapılan ilk "Bölge Sorumluları ve Şube Başkanları Toplantısı"nda, "ne olursan ol yine gel" diyen, Hazreti Mevlana'nın evlatları olduğumuzu ifade ederek, burada yaptığı toplantı ve basın açıklaması ile besmeleyi çekiyordu. Daha sonraları her ay düzenli olarak yapılan bu toplantılar, yüzde yüze yaklaşan katılımlarının yanısıra, toplantı öncesi ve sırasında yaşanan büyük heyecan dalgası ve yüksek verimleri ile de tarihi birer faaliyet olarak hatırlarda kalmıştır. Şube başkanları, bir vuslata ermenin heyecanının yanında, çetin bir hesap vermenin ağır yükünü de sırtlanarak geldikleri bu toplantılardan, tüm yurda büyük bir heyecan dalgasının yayılmasına vesile oluyorlardı. 

Araziye tam donanımlı çıkabilmek için yapılan "yığınak çalışmaları" olarak ifade edilen tüm bu hazırlıklar ve bunların yurda olan yansımalarından, planlanan faaliyetlerin getireceği çalışma azmi ve temposunu düşünmek bile, bu davanın gönüldaşlarını tarifi imkansız bir aşk ile coşturuyor, heyecanlarını kat kat artırıyordu. 

Genel Merkez çalışma mekanı olarak MGV Ankara Şube binası seçildi. Diğer taraftan da, noksansız bir Genel Merkez binasının hizmete sokulması amacıyla çalışmalar da başlatılmıştı. 

Kızılcahamam ve Sivas illerinde yapılan Planlama Toplantıları ( PI ve PII), büyük hedeflerin, bir çoklarının hayal bile edemeyeceği projelerin kurumsal planlar haline gelmesi ve çalışma dönemlerinin hedeflerinin belirlenmesi anlamına geliyordu. Her yılın 25 Ağustosunda başlayan, gelecek yılın 25 Ağustosunda tamamlanan çalışma dönemleri, bereberinde getirilen usül ve esaslarla ikinbinli yılların modern kurumları olarak ifade edilen yapılanmaların çok daha fazla üstündeydi.

İllere (şubelere) düzenlenen ziyaret programları ve Ramazan aylarındaki yurt gezileri ile teşkilatla kucaklaşılıyor, uğranılan her yere bir heyecan dalgası bırakılıyordu. Hikmet-i İlahi'ye bakın ki, Sevdası Türkiye olan bu insan, başkanlığı döneminde ziyaret ettiği 55. il olan, 55 trafik kodlu Samsun'da şehadete nail olacaktır.

İllerdeki eğitim çalışmaları, basın toplantıları, personel Yönetmeliği, Genel Merkez muhasebe sisteminin yeniden oluşturulması, Genel Sekreterlik nizamı, desimal sistem, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partileri ziyaret, KKTC ziyareti ve Rauf Denktaş ile görüşmeler, muhatap kitleyi tanıma prensibinden hareketle yapılan anketler, topografya çalışması, gençlik hareketleri araştırmaları... Sanki saymakla bitirilemeyecek bir çok faaliyet, bir çok atılım.

Yaşanan heyecan ve azim, hazırlanan bülten ve afişlerlere de yansıyordu. "Sevdamız Türkiye", "Bayrağının al rengine sevdalı bir gençlik", "Şehitler ölmez" ilk akla gelenler. MGV 98 tanıtım kataloğu, yazılmakta olan destanın haberini veriyordu sanki.

Hayalini kurarak gerçekleştirdiği Yeni Genel Merkez Hizmet Binası, teknik özellikleri, iç mimarisi ve kensinin ona yüklediği manâlarla oldukça önem taşımaktadır. Zemin 1,  zemin 2 ve büro katları (5 kat) olmak üzere yedi katlı olan bu binada, makam odaları, sekreterlikler, komisyon odaları, halkla ilişkiler salonu, Başkanlık Divanı toplantı salonu, GMYK toplantı salonu, kantin, kütüphane ve mescit yer almaktaydı. Oğuzhan Asiltürk ve Şevket Kazan ağabeylerimiz başta olmak üzere, çok değerli misafirlerin eşliğinde açılışı yapılan bu bina, hizmet tarihimize geçen en önemli müesseselerimizden birisi olmuştur. Bu derecede önem ve mana arzeden bu mekanın açılışında Adnan ağabey belki herkesi şok ediyor, uyarıyor ve omuzumuzdaki yükün ağırlığını hatırlatıyordu; "Bu bina bugünden itibaren eskimiştir. Oralarda birilerinin o gökdelenleri varken, bu bina ile yetinmek bize haramdır. Bu bina çok yakın bir gelecekte, sadece bir komsiyonumuza bile yeterli olmayacaktır."

Adnan ağabeyin çalışma dönemi içinde bulunan 1998 Fetih Günü Kutlamaları ise ayrı bir destan niteliğindedir. Sakarya'da gerçekleştirilen organizasyonun, olanca engellemelere rağmen, ve yine bu engellemeler yüzünden, son 24 saat içinde kesinleşmiş ve gerçekleştirilmiştir. Yüzbinler, bir devir sonrasında hasretine o gün kavuşmuştur. Lideri sahaya indiren ilk kurum ünvanı kazanılmıştır.

Gençliğe verdiği mesajlar ile dikkati çeken Adnan Demirtürk, işte o fetih gününde, birilerinin süreç dediği o günlere inat, en duygu yüklü, en açık mesajını vermiş, ve lidere dönerek şu cümleyi kullanmıştı:

"Su testisi su yolunda kırılır..."

Adnan ağabey, sürekli olarak gençliğine hedefler veriyordu. Disiplinli çalışma, bilgi işlem teknolojileri, temizlik ve iman konuları, giyim kuşamda titizlik, ingilizce ve arapça dışında en az dört yabancı dil, yüksek öğrenim, büyük düşünmek, hedefe kilitlenmek, saatleri zafere ayarlamak, ölümü düşünmek, davaya ve lidere sadakat, şehitlik, zamanı iyi kullanmak ve değerlendirmek, okuma seferberliği, vizyon ve misyon, özgüven, tatlı söz, güler yüz, "insanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır" düsturu, sevgi, kardeşlik ve başarının adresi olmak, inanmak, başarının en güzel örneği olmak onun verdiği hedeflerden hatıra ilk gelenler olmaktadır. 

Adnan Demirtürk, herkese merhaba diyebilen, her düşüncedeki gençlerle irtibat kurabilen bir gençlik önderi idi. Milli ve manevi değerlere bağlı bir gençlik yetişsin diye 34 yıllık bir ömrü faaliyetlere adayan bir kahramandı. 

O, fırtınalardan sığındığımız limandı.... 

Ve Adnan ağabey, bitmek üzere dediği yığınak çalışmasının sonunda, görevini eksiksiz yapmanın huzuru içinde "en sevgiliye" dönmüştü.