Güle Sevdalı Bir Başkan kitabı (Şakir Tarım)

siirkitabiMillî Gazete yazarlarından Sayın Şakir Tarım, kitabın önsözünde Adnan Demirtürk ve bu kitap ile ilgili olarak aşağıdaki satırları yazıyordu;

"Siz hiç inancını hayatına aynen uydurmaya çalışan birisini gördünüz mü? Ümit ederim, görmüşünüzdür. İşte, bu eserde anlatılan rahmetli Adnan Demirtürk öyle insanlardan biriydi...

Hayatını inancına adamış...

Öğrenmiş, öğretmiş...

Sosyal olaylar ve gençlik hareketiyle iç içe olmuş...

Dolu dolu bir hayat geçirmiş...

Ömrünün her saniyesini değerlendirmeye çalışmış...
    

Gün gelmiş, Türkiye'mizin en büyük ve en dinamik gençlik kuruluşuna Genel Başkan olmuş...

6 Eylül kongresi Millî Gençlik Vakfı'nın güzel bir rüzgar yakalamasına sebep oluyor. Çünkü, Millî Gençlik Vakfı'nda artık Teşkilâtına güvenen ve Teşkilâtına güven veren genç, azimli ve çalışkan bir başkan vardır.
Beşeri güç ve irade içinde çok yüksek bir performans sergiliyor Adnan Demirtürk...

Teşkilâtını, hedeflerine ulaştırabilmek için koşuyor, koşuyor...

Hem de bu koşmayı akıl ve iradesinin kontrolüne vererek...

Hedef, belli ve net...

Beyin gücü hep ön planda...

Plan, program ve üretkenlik...

Teşkilât memnun, Adnan Bey memnun. O'nu böylesine hassas bir göreve getirenleri mahcup etmiyor.
Plânlamaya o kadar önem veriyor ki. İlk programı: "P1" adını verdiği bir "planlama toplantısı. Teşkilât emin adımlarla hedefine doğru yürüyor.  İnsanların yüzünü gülüyor. Millî Gençlik Vakfı her geçen gün, daha fazla halk ile bütünleşiyor.

Adnan Bey'in çalışmalarında bir farklılık var. Tutum ve davranışlarında dünya sevgisi, makam ve mevki hırsı hiç mi hiç hissedilmiyor. O kadar ki, yoksa bu insan farklı bir dünyadan mı katıldı aramıza, dedirtecek ölçüde.

O, manevi bir iklimden hiç kopmadı. Alemlerin sahibini hiç unutmadı. Yüce bir Resül'ün izinde yürüdüğünün şuurunda idi. Hazret-i Peygamber'in (S.A.V) remzi gül idi.. Adnan Bey de güle sevdalı. Bütün referanslar Allah ve Resulünden.

Büyüklerine saygı ve hümıette kusur etmezdi. Hizmet ve çalışmaların öncülerine karşı vefakardı. Teşkilatının kadınlara karşı şetkat ve merhametliydi. Onların görmekte olduğu hizmederin büyüklüğüniin bilincindeydi.

Teşkilât mensuplarına her fırsatta iltifat eder, başarıları ödüllendirir, onlara güven ve cesaret verirdi.
Bataklığa ve sapıklığa düşmüş insanların durumu onu çok üzerdi. İstanbul Ataköy'de apartmanın 14. katından el ele tutuşarak atlayıp intihar eden iki Satanist gencin bu korkunç akıbetinden öylesine etkilenmişti. Onların içine düştüğü manevi boşluğu "içi yanarak" anlatır, Teşkilât olarak görevlerinin, gençliği, içine düştüğü uçurumdan kurtarmak olduğunu söylerdi.

Adnan DEMiRTÜRK'ü tanıdığı halde, O'nu sevemeyen bir insanın olacağını sanmıyorum. Çünkü O, hem manevi bir atmosferde yaşıyor, hem de dünyanın nabzını tutmayı çok iyi biliyordu. Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunuydu. İngilizce ve Arapça'ya hakimdi. Çağın gelişen teknolojisini çok yakından takip ederdi. Yeni yayınlardan, kültür ve sanat hareketlerinden haberdardı. Çok okur ve okuduklarını sistematik bir tasnife tabi tutar ve çalışmalarında kullanırdı.

Biz, birlikte görev yaptığımız 20 ayda hep bunlara şahit olduk. Bu 20 ay hayatımızda hiç unutamayacağımız bir zaman dilimi, verimli ve zevkli. Kişisel olarak ben, insanlığa hizmet için planlı ve programlı çalışmanın ne anlama geldiğini, daha çok o dönemde öğrendim.

İşte, bu kitapta, rahmetli Adnan DEMiRTÜRK Bey"in Millî Gençlik Vakfında "Genel Başkan" olarak görev yaptığı, bu 20 aylık çalışmasından kesitler sunmaya çalışacağız.

Biz, böylesine önemli ve gelecek vaad eden bir insana layık değil miydik yoksa? Rabbimiz O'nu bizden daha çok sevmiş olacak ki, bir an önce yanına almıştı. Şairin dediği gibi "Güzel insanlar birer birer güzel atlara binip gidiyor"du.

Bir trafik kazası, onun 34 gibi genç bir yaşta aramızdan ayrılmasına sebep olmuştu. 20 ayda, 55 ilde düzenlenen programlara katılmış, 55 plaka numaralı ilimiz Samsun'daki konuşması son programı olmuş ve Ankara'ya dönerken Havza civarında Hakk'a yürümüştü.

Vefat ettiği günde, en çok "gül" den söz açmıştı. Bu yüzden "Güle sevdalı bir Genel Başkan" olma sıfatını çoktan hak etmişti.

O, "Mücahitler at sırtında ölür." diyordu. Ölümü de inandığı gibi oldu.. Görev esnasında vefat etti...
Bütün Millî Gençlik Vakfı kadroları, Adnan DEMiRTÜRK'ün şehit olduğunda hem fikirdir...

Muhterem Genel Başkanım,

Biz senden memnunuz, Allah'ın da memnun olmasını niyaz ederiz... Bıraktığın bayrak yere düşmemiş, yetiştirdiğin ve geride bıraktığın kadrolarca aynı aşk ve azimle elde taşınmaya devam etmektedir.

Cennette buluşmak dileğiyle..."